Bunları Biliyormuydunuz

BU YİYECEKLER BAĞIMLILIK YAPIYOR

Kendinizi tatlı yemekten alamıyor, böreğe ‘hayır’ diyemiyor musunuz? Çikolata ikramlarından kaçmaya yanaşmıyor, “Bir şekerden bir şey olmaz” mı diyorsunuz? Bu sorulara cevabınız ‘evet’ ise bu tür yiyeceklerin bağımlısı olabilirsiniz. Masum görünen bu gıdalar; nikotin, alkol ya da madde gibi bağımlılık yaratıyor. Hiç durmadan bu tip yiyecekleri tüketiyorsanız artık bağımlısınız demektir. Peki kadınların yüzde 97’sini, erkeklerin ise yüzde 68’ini bağımlı yapan bu tür yiyeceklerin neler olduğunu biliyor musunuz? Uzmanlar, yeme bağımlılığına neden olan yiyecekleri ve bu bağımlılıktan kurtulmanın yollarını anlattı.

 

Glisemik indeksi yüksek besinlere dikkat!

Glisemik indeks, bir yiyeceğin kan şekerini ne kadar yükseltebileceğini ifade eden bir terim. Tatlılar, beyaz ekmek, patates, mısır gibi yiyecekler glisemik indeksi yüksek yiyecekler arasında yer alıyor. Glisemik indeksi yüksek yiyeceklerin bağımlılıkla bir ilgisi olup olmadığına dair yapılan çalışmalar çok enteresan bilgileri ortaya koyuyor. Deney sırasında katılımcılara aynı kaloride farklı glisemik indeksli yiyecekler veriliyor. Yüksek glisemik indeksli yiyecekler yendiğinde beynin bağımlılıkla ilgili bölgesi aktif hale geçiyor. Yani tıpkı nikotin bağımlılarının dopamin seviyesinin yükselmesi gibi bu tip yiyecekleri tüketenlerde de aynı durum yaşanıyor.
Öneri: Bu bağımlılıktan kurtulabilmek için besin alımının daha kontrollü hale getirilmesi gerekiyor. Kontrolün sağlanabilmesi için de yapılması gereken esmer ekmek, kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur gibi düşük glisemik indeksli yiyeceklerin daha fazla tüketilmesi.

 

Lezzetli düşman: Patates kızartması

Yağ, yiyeceklerin lezzetini arttıran bir besin. Yağlı bir yiyecek yenildiğinde, ağızdaki tat hissi artıyor ve beyindeki somatosensori bölgesi aktif hale geliyor. Bu bölgenin aktif hale gelmesi kişinin bu yiyeceğe bağımlı hale gelmesine neden oluyor. Yağ içeriği fazla olan cips, pizza, patates kızartması gibi yiyecekler bağımlılık yaratabiliyor. Ayrıca, yüksek yağ içerikli dolayısıyla yüksek kalorili yiyecekler beyindeki uyarıcı sinirleri etkiliyor, beyinde bulunan ve bağımlılığa ilişkin kimyasal bir madde olan dopamini uyarıyor ve yemekten alınan keyfi artırıyor.
Öneri: Pişirme tekniklerinizi gözden geçirmeli ve kızartma yerine fırında ya da buharda pişirmeyi tercih etmelisiniz. Baharatlardan yararlanarak, lezzetli tatlar oluşturabilirsiniz. Örneğin, fırında patates yaptığınızda üzerine kırmızıbiber, kekik, isot, nane gibi baharatlar ekleyebilirsiniz.
Beyninizi tuzla ödüllendirmeyin
Yüzyıllardır sofralarımızda yer alan tuz eski zamanlarda yiyeceklerinin bozulmasının önüne geçmek için kullanılırken, günümüzde lezzet arttırıcıların başında geliyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki tuz beyindeki ödül sistemini etkiliyor ve bu nedenle de bağımlılık oluşturabiliyor.
Öneri: Paketli yiyecekler hem lezzetli olması hem de raf ömrünün uzun olması için yüksek miktarda tuz içeriyor. Bu nedenle, paketli yiyecek tüketiminizi olabildiğince azaltmalısınız. Restoranlarda servis edilen yemekler ise lezzeti arttırmak için yüksek miktarda tuz içeriyor. Ev yemeği tercih etmeli ve yemeklerinize yalnızca pişerken 1 tutam tuz ilave etmelisiniz. Tuzu bir anda kesmek, lezzetsiz yemek algısı nedeniyle sürdürülebilir bir yöntem olmuyor. Bu nedenle, tuz tüketimini kademeli olarak azaltmalısınız. Bu değişikliğe, dildeki tat reseptörleri de alışıyor ve uyum gösteriyor ve böylece tuzu azaltmak kolaylaşıyor. Maydanoz, nane, kekik, fesleğen, pul biber gibi aroma veren baharatlar tuzu azaltmada en önemli destekçiler. Yemeklerinize eklediğiniz tuzu azaltarak baharatlardan faydalanmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.
Çikolata neden bağımlılık yapıyor?
Çikolatanın içinde teobromin ve kafein gibi psikoaktif maddeler bulunuyor. Bu tip maddeler merkezi sinir sistemini uyararak bağımlılığa neden oluyor. Bu psikoaktif maddeler dışında çikolata, beyinde mutluluk hormonu olarak bilinen seratonin ve keyif verdiği bilinen endorfin hormonlarının salgılanmasını sağlayarak bağımlılık oluşturuyor. Bağımlılığın yanı sıra çikolata isteğine neden olan bir diğer sebep ise magnezyum eksikliği. Magnezyum eksikliği çikolataya karşı şiddetli bir istek duymanın nedeni olabiliyor. Magnezyum vücudun dengesi için önemli bir mineral. Badem, fındık, ceviz gibi kuruyemişlerle, muz ve koyu yeşil yapraklı sebzeler magnezyum içeriyor.
Öneri: Sürekli çikolata yeme isteğiniz varsa, badem, fındık, ceviz gibi kuruyemişleri, muz ve koyu yeşil yapraklı sebzeleri tüketerek bunun üstesinden gelmeye çalışabilirsiniz. Çikolata yerine geçebilecek pratik ve sağlıklı tarifler oluşturabilirsiniz. Örneğin; yulaf ezmesi, hurma, kakao ve ceviz kullanarak hem lezzetli hem de çikolata isteğini bastıran kakaolu toplar oluşturabilirsiniz. Çikolata yerine kullanılabilecek bir diğer alternatif ise keçiboynuzu pekmezi ve bu pekmezle oluşturulabilecek tarifler.